NLP Eğitimi Karşıyaka

NLP Eğitim Programları, beynimizin fonksiyonunu anlama ve onu en etkin şekilde kullanma tekniklerini öğreten bilimsel temele dayanan bir fikir sistemidir. Tüm sistemlerde olduğu şeklinde kendi temelinde de bir mantıksal düzeni vardır. Bu mantıksal düzeni çok daha iyi anlarsanız, sistemi çok iyi kullanabilirsiniz.

Çünkü NLP(Neuro Linguistic Programming), bilgili kısmımız ile davranışlarımızı yönlendiren şuurdışı kısmımız arasında  kullanabileceğimiz iletişim yeteneklerine haiz olmamızı sağlar.

Anlama yeteneğimiz ile bilincimizin içinde olan tüm algılar, beynimize sinir uçları ile ulaşır. Dil ise, düşüncelerimizi denetlemede ve diğer kişilerle iletişimimizde önemli bir rol oynamaktadır. Beynimiz, bunun sonucunda kişisel davranışlarımızı bir bilgisayar gibi programlayarak hayata geçirir.

NLP Eğitimi Karşıyaka. NLP Eğitim Programları duygu ve düşüncelerimizi, bizi içinde bulunmuş olduğumuz durumdan daha iyi bir duruma getirecek şekilde kullanmanın yollarını gösterirken, tinsel ve dışsal iletişimimizin ne şekilde olması gerektiğini de bizlere anlatır.

Son zamanlarda NLP(Neuro Linguistic Programming) ile pazarlama ve  satış alanında birçok yeniliğe imza atılmıştır. NLP'nin çok farklı kullanım alanları vardır. Bu alanlardan bazıları sağlık, iş yaşamı, eğitim, aile içi iletişimi, spor, terapi, ve kişisel danışmanlık şeklinde sıralanabilir. Özetle, yaşamın her alanı içinde NLP'yi kullanabiliriz.

Son dönemde işletmelerin NLP(Neuro Linguistic Programming) eğitimlerine yönelmesindeki etkili katılımcılara kurumsal ve kişisel gelişim döneminde temel araçları kazandırıp somut değişim sağlatmasıdır. İnsanları ortaklık düzenine alıştırıp, bağlılık ve coşku uyandırmaya destek verir. Ferdin duygu ve düşüncelerini kontrol ederek iç dünyasının denetim elinde tutmasını sağlar. Bireyin şuuraltını harekete geçirerek, kendi gücünü ve kaynaklarını etkin kullanımını sağlar. Bu doğrultuda organizasyonel gelişim ve dönüşüm projelerinde, üst konumdaki yöneticilere koçlukta ve modelleme projelerinde de çokça kullanılmaktadır.  NLP(Neuro Linguistic Programming); kişisel gelişimle beraber kurum anlamında da gerçek nedenleri  görmeyi, süre kaybetmeden –zamanı etkin kullanarak- karar verebilme yetisini hızlandırıp mantıklı, ulaşabilir, iyi detaylandırılmış hedefler oluşturabilmeyi, etkileyici ve stratejik bildirişim kurabilme ve en üst düzeye çıkarmayı böylece doğru mesaj verme; doğru idrak etme, etkili bakış açısı oluşturma, insan psikolojisine bakılırsa ileri düzey hipnotik iletişim kurabilme, performansı ve motivasyonu artırma, ikna ve bildirişim kabiliyetlerini geliştirir.

İletişim, insan etkinliğinin en temel unsurudur. Eskiden beri insanoğlu iletişimi, karşı tarafa verilen bir ileti ve bu mesajın verilmesi sırasında kullanılan teknolojiler olarak algılamışlardır.

NLP Eğitimi Karşıyaka. NLP'de ise, daha çok iletişimde rol oynayan algılar, tutumlar ve inançlar önemlidir. NLP'nin "İletişiminizin anlamı, karşınızdakinden almış olduğunuz sonuçlardır." ilkesine nazaran, en iyi bildirişim kurmanın yolu, kullandığımız tekniklerden çok, karşımızdakinin tepkilerini ölçmektir. İletişiminizin başarılı bulunduğunu bilmek için, rağmenizdeki insanda meydana gelen duyusal belirtilerin farkında olmanız gerekmektedir. İletişiminiz mükemmel olduğunda ne göreceksiniz, ne duyacaksınız, ne hissedeceksiniz, bunlarla ilgili ölçütünüz var ise, iletişimdeki başarınızı kolaylıkla ölçebilirsiniz. Rağmenizdeki insanın nasıl planladığını ve neler hissettiğini anlayabilirseniz, onunla uyumlu bir ilişki kurabilir ve muhteşem bir iletişim sağlayabilirsiniz. Bunu yapabilmek için 21. Yüzyılın teknolojilerini kullanmaya hiç gerek kalmamıştır.

Her bireyin beynindeki zihinsel faktörleri, öteki bireyle içinde oluşan bir uçurum benzer biçimde görürsek, bildirişim, bu iki uçurum arasına bağlanan bir köprüdür. İyi bir bildirişim, bu köprünün sağlam ve zekice bir şekilde kurulmasıyla gerçekleşir. Dünyanın 8. Harikası olan bir köprünün, iki uçurumu asla birbirine bağlamayacak şekilde kurulduğunu düşünürseniz, niçin bildirişimde teknolojiden çok uyuma önem verildiğini anlayabilirsiniz.

Dış bildirişiminizin mükemmel olması için, önce iç bildirişiminizin muhteşem olması gerekmektedir. İki uçurum arasına köprü inşa edecek işçileri düşünün. Köprünün mükemmel olması, önce onu inşa edecek kişiler arasındaki ilişkilerin muhteşem olmasına bağlıdır. Nasıl, muhteşem bir organizasyon tarafından inşa edilen bir köprü aynı mükemmellikte olursa, siz de insanlarla iletişiminizi mükemmelleştirmek için, önce iç iletişiminizi mükemmelleştirmelisiniz. Örneğin, son derece karamsar duygular içinde olan bir insanoğlunun, insanlarla kuracağı bildirişimde muhteşem sonuçlar almasını asla bekleyemeyiz.

Olumlu insanoğlun her yerde büyük bir coşkuyla karşılanmalarının en önemli sebebi, onların çok iyi bir iç iletişime haiz olmalarıdır. İletişimde kullandığımız sözcükler kadar, hattâ onlardan çok daha çok, onları söyleyiş seçimimiz ve sözcükleri kullanırken icra ettiğimiz vücut hareketlerimiz önemlidir. Bu tarz şeylerin yüzde olarak dağılışı ise şöyledir: Sözcükler yüzde 10, konuşma biçimi yüzde 30, Vücut dili yüzde 60. Seminerlerimde bunu söylediğimde, katılımcılar genellikle, sözcüklerin bu kadar az önemli olmasına şaşırıyorlar ve "Bu sıralama hakkaten doğru mu?" diye soruyorlar? Ben de onlara bazı örnekler anlatıyorum: Örneğin, çok güzel bir şiirin, çok kötü okuyan biri tarafından bir topluluk önünde okunduğunu düşünün. O güzelim şiir berbat olur, değil mi? Çünkü, karşılıklı bir bildirişimde yüzde 10 payı olan sözcükler çok güzel, yüzde 30 olan söyleyiş biçimi çok kötü ve yüzde 60 olan vücut dili çok kötü. Organik olarak sonuç çok kötü. Gerçi burada söyleyiş tarzının oranı yükselirken vücut dilinin oranı düşer ama, gene de vücut dili, burada da çok önemlidir. Bunun tersini düşünün. Yani orta derece yahut kötü sayılabilecek bir şiirin çok güzel okuyan biri tarafından, mesela İbrahim Sadri tarafınca okunduğunu.. Sonuç çok farklı olur, değil mi?

Bunun değişik örneklerini günlük yaşantınızda sizler de çok görmüşsünüzdür. Düz yazılara da bir örnek verecek olursak, ünlü bir yazarın bir yazısının yer yer takılarak, noktalamalara, telaffuzlara, vurgulara dikkat edilmeyerek, tutuk, tek düze, ilgisiz veya yapmacık bir vücut diliyle topluluk önünde veya arkadaşlar arasında, aile içinde okunduğunu düşünün. Dinleyenleri sıkar, değil mi? Sonrasında, kürsüde konuşma icra eden bir hatibi, kendisine mikrofon uzatılan bir kişiyi düşünün. Günlük yaşantımızdaki ilişkilerinizi gözünüzün önüne getirin. Bu tarz şeylerin bir çok örneklerini göreceksiniz. Benim Ekrem isminde bir oğlumla Merve adında minik bir kızım var.

Ekrem genellikle kardeşini kızdırmayı sever. Bigün Merve'yi hüngür hüngür ağlarken görmüş oldum ve niçin ağlamış olduğunu sormuş oldum. Gözyaşlarını silerek Ekrem'in elindeki oyuncağı aldığını söyledi. Derhal Ekrem'i çağırdım ve kardeşinden özür dilemesini, aksi takdirde kendisine o gün bilgisayar oynamayı yasaklayacağımı söyledim. Ekrem bunu duyar duymaz gitti ve Merve'den özür diledi. Söylediği söz şuydu: "Özür dilerim." fakat bunu öyle bir tarzda söylemişti ki, söyleyiş seçimiyle "Ben sana göstereceğim" diyordu. Ek olarak beden  diliyle de bu fikrini açıkça ifade ediyordu. Bu özür, Merve için asla yeterli olmadı. Görünüşte Ekrem özür dilemişti ama Merve hâlâ ağlıyordu. Ben Merve'ye, "Bak kızım, işte özür diledi, hâlâ niye ağlıyorsun?" diye sorduğumda, "Ben biliyorum, o gene aynı şeyi yapacak" diye cevap verdi. Çünkü bu özür dileme onu doyum etmemişti. Şimdi bu vaka üzerinde düşünün.

Orada söylenen "Özür dilerim" kelimelerinin etkisi sizce yüzde 10'un üzerinde mi? Yoksa çok mu altında? Kullandığımız sözcüklerden çok söyleyiş seçimimizin ve beden dilimizin daha önemli olduğunu kanıtlayan, meclisimizde yaşanmış olan bir vaka sizlere anlatmak istiyorum. Bir tarihte, milletvekillerinden biri meclis kürsüsüne çıkar ve mikrofondan şöyle bağlarırır: "Bu meclisin yarısı eşektir." Salonda bir uğultu dolaşır. Milletvekillerinin büyük bir kısmı onu protesto ederler. Bunun üzerine yakın dostları kendisiyle konuşşurlar ve onu özür dilemeye ikna ederler. Milletvekili kürsüye çıkar, etrafına şöyle bir bakar. Beden diliyle hiç de özür dileyecek bir tavır sergilemez. Ancak milletvekilleri merak içindedirler. Çünkü arkadaşları onun özür dileyeceğini söylemişlerdir. Söyleyiş biçimi ve vücut dili, milletvekillerini tatmin etmez fakat o, şu sözlerle, güya özür diler: - Özür dilerim, bu meclisin yarısı eşek değildir.

NLP Eğitimi Karşıyaka. NLP, iletişim tekniklerindeki sözcüklerin, söyleyiş tarzının ve vücut dilinin yanı sıra, rağmenızdaki ferdin duygu ve inançlarını anlamanın yollarını göstererek, bildirişiminizin muhteşem olmasını elde eden bir araçtır. Tüm iletişim tekniklerini kullandığınızı düşünün. Ancak, kullandığınız bu teknikler ne kadar mükemmel olursa olsun, rağmenizdeki insanoğlun duygu ve inançlarına hitap etmediği sürece, çelik bir duvarla karşılaşacaktır. Yazıyı size, rağmenizdeki insanların düşüncelerini, duygularını ve tutumlarını anlamanın yolları gösterilecektir. Unutmayın, öteki insanlarla ve kendinizle iletişim yönteminiz, yaşayacağınız yaşam seçimini belli edecektir. Bu yüzden bu konuya çok önem verin ve önce kendinizle sonrasında da başkalarıyla çok iyi iletişimler kuran iyi bir iletişimci olun. Söylediklerini yaşayanların, karşısındakiler üzerinde tesirleri daha çok oluyor. Çünkü onlar, bilincinde olmasalar da, karşı tarafa tesiri ortalama yüzde 60 oranında olan vücut dilini ve yüzde 30 oranında olan konuşma seçimini daha etkin kullanıyorlar. Çünkü iç ve dış uyumları var. Söyledikleriyle yapmış oldukları arasında çelişki yok. Bu iç ve dış uyum-âhenk yanında ya bir de üstün bir düzey olursa etki, doğrusu iletişim iyi mi olur? Hârika, değil mi? Öyleyse, süper bir uyum için bu oranları yükseltmenin çabasına girelim. Bu konulardaki çeşitli örnekleri hem kendi yaşamınızda, bununla birlikte çevrenizde her süre rahatlıkla görmeniz mümkün.

Orada söylenen "Özür dilerim" kelimelerinin etkisi sizce yüzde 10'un üzerinde mi? Yoksa çok mu altında? Kullandığımız sözcüklerden çok söyleyiş seçimimizin ve beden dilimizin daha önemli olduğunu kanıtlayan, meclisimizde yaşanmış olan bir vaka sizlere anlatmak istiyorum. Bir tarihte, milletvekillerinden biri meclis kürsüsüne çıkar ve mikrofondan şöyle bağlarırır: "Bu meclisin yarısı eşektir." Salonda bir uğultu dolaşır. Milletvekillerinin büyük bir kısmı onu protesto ederler. Bunun üzerine yakın dostları kendisiyle konuşşurlar ve onu özür dilemeye ikna ederler. Milletvekili kürsüye çıkar, etrafına şöyle bir bakar. Beden diliyle hiç de özür dileyecek bir tavır sergilemez. Ancak milletvekilleri merak içindedirler. Çünkü arkadaşları onun özür dileyeceğini söylemişlerdir. Söyleyiş biçimi ve vücut dili, milletvekillerini tatmin etmez fakat o, şu sözlerle, güya özür diler: - Özür dilerim, bu meclisin yarısı eşek değildir.

 
Ücretsiz ön görüşme yapmak için bizden randevu almanız yeterli olacaktır.

NLP Eğitimi eğitimleriyle ilgili detaylı bilgi için :

İzmir NLP eğitimi için 0(232) 422 59 54 yada 0 (535) 667 32 24 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz veya İzmir NLP Eğitimini tıklayabilirsiniz.

İzmir Karşıyaka  NLP eğitimi için 0(232) 369 50 81 - 0(532) 100 11 65 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz veya İzmir Karşıyaka NLP Eğitimini tıklayabilirsiniz

Antalya NLP  eğitimi
için 0 242 323 73 15 yada  0 (505) 445 15 31 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz veya  Antalya NLP Eğitimini tıklayabilirsiniz.

Denizli  NLP  eğitimi
0 (258) 213 0 999 -  0 (532) 100 11 65  numaralı telefondan ulaşabilirsiniz veya Denizli NLP Eğitimini tıklayabilirsiniz.

Muğla  NLP eğitimi 0 (258) 213 0 999 -  0 (532) 100 11 65  numaralı telefondan ulaşabilirsiniz veya Muğla NLP Eğitimini tıklayabilirsiniz.
 
Bu makale şu konularla ilgili olabilir :Karşıyaka NLP Eğitimi - NLP Eğitimi Karşıyaka - Karşıyaka NLP - NLP Karşıyaka - -

Yorumlar